Ağva'nın Tarihi - Ağva Masal Evi Oteli

İçeriğe git

Ana menü:

Ağva'nın Tarihi

Ağva Hakkında
Tarihi
Ağva beldesi, Roma, Ceneviz, Bizans egemenliklerine girmiştir. Osmanlı döneminde önemli bir Rum nüfusu varmış. Milattan önceki yüzyıllarda, MÖ 5. ve 7. yüzyılda, Ağva ve yakınlarında yerleşim bulunduğuna dair kanıtlar ele geçmiştir. Kalıntılar; Hitit ve Friglerin de bölgede yaşamış olduğunu gösterir. Başta Yeniköy olmak üzere çevre köylerde, Roma ve Bizans dönemine ait kalıntılar bulmak mümkündür.

Ağva'nın tarihte bilinen ilk konukları Hititler olmuştur. Daha sonra Frigler, Romalılar, Bizanslılar ve Osmanlılar gelmiştir. Tarihi MÖ 7. yüzyıla kadar uzanan Ağva'da, Hititlere ve Friglere ait kalıntıları, ayrıca Roma ve Bizans döneminden kalan kilise kalıntılarını, mezar taşlarını görmek mümkündür.

Göksu
Şehrin batısından kıvrılarak Karadeniz'e dökülen Göksu'nun kıyıları yemyeşil bitki örtüsü ve kimi bölümlerininde geçit vermeyen sazlıklarla kaplıdır. Sahilinin her iki tarafında konaklama ve günübirlik tesisler bulunan derenin Karadeniz'e dökülen ağzı geniş bir kumsala açılır.Yaklaşık 4.5 km kumsalı olan denize girmek sakıncalıdır ve dikkatli olunmalıdır. Ayrıca kanalizasyon sisteminin arıtma tesisi maliyet nedeniyle zaman zaman çalıştırılmayabildiği için deniz kirliliği söz konusudur. Ağva'da yapılabilecek birçok aktivite bulunmaktadır. Dere kenarındaki bazı oteller bu aktiviteleri gerçekleştirmektedirler.

Yeşilçay
Ağva'nın doğusunda kalan Yeşilçay adını her iki sahilindeki bitki örtüsünün suya yansıyan renginden almıştır.

Koylar ve Şelale
Kandıra yolundan sapılan Kilimli ve Kadırga koyları, Ağva'ya 10-15 dakika mesafede bulunuyor. Her ikisinde de piknik yapılıp denize girilebiliyor. Ayrıca Ağva'da sadece denizden ulaşılabilen minik koylar da bulunuyor. Teke yolu üzerinde bulunan şelale ise, Ağva'ya 4 veya 5 km uzaklıktadır.

Gelin Kayası, Kilimli Koyu ve Saklı Göl gibi yerler de yakınlardaki turistik yerler.doğal alanları olan yerlerdir.

Ağva 11 Göller vadisinde bulunan Hacıllı Şelaleri ile bilinir. Göksu nehrinin kollarından olan Değirmençayırı Hacıllı bölgesinde geçtiği kanyonda 11 adet şelale ve göl oluşturmuştur. Şile'li arkeolog Nabi Evren tarafından 11 Göller vadisi olarak adlandırılan bu bölgede 2. göl ve şelale bölgesinde bulunan Gürlek Mağarası Bizans Askerlerinin Hiristiyan'lığın yayılma döneminde yakaladıkları misyonerleri hapsettikleri bir mağara olarak kullanılmıştır. Mağarada bulunan insan kemikleri bu teoriyi desteklemektedir.

 
Copyright 2016. All rights reserved.
İçeriğe dön | Ana menüye dön